Organize Sanayi Bölgelerinde Parsel Tahsis Hakkının Devrine İlişkin İstisnalar
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 18’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsaların borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamayacağı, devredilemeyeceği ve temlik edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu kural, parsel tahsis hakkının devri bakımından da geçerlidir.
Bu kuralın istisnalarına hem 4562 sayılı Kanun’da hem de OSB Uygulama Yönetmeliği’nde yer verilmiştir. 4562 sayılı Kanun’da tek bir istisna düzenlenmiş; OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 61’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise daha geniş kapsamlı istisnalar sayılmıştır. Bu fıkrada önce “parsel tahsisinin” devredilemeyeceği belirtilmiş, ardından “parsel tahsis hakkının” devredilebileceği durumlar sıralanmıştır.
Bu istisnaları Kanun ve Yönetmelik’te bulunan düzenlemeler olarak iki ana başlık altında incelemek uygun olacaktır.
1) 4562 Sayılı Kanun’da Yer Alan İstisna Düzenlemesi: Tahsis Sahibi Katılımcı Şirketin Tasfiyesi
4562 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kuralın istisnasına, aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer verilmiştir. Buna göre, arsa tahsisi yapılan firmanın tasfiyesi halinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür.
Tasfiye halinde ortada bir şirket ve dolayısıyla katılımcı kalmayacağından, tahsis hakkının devri için OSB’ye olan borcun tamamının ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınarak tesisin üretime geçmesi koşulları aranmayacaktır. 4562 sayılı Kanun, bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını (Bakanlık) yetkili kılmıştır.
2) OSB Uygulama Yönetmeliği’nde Yer Alan İstisna Düzenlemeleri
OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 61’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, aşağıda sayılan durumlarda OSB’ye olan borcun tamamının ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınarak tesisin üretime geçmesi koşulları gerçekleşmeden de katılımcıya ait parsel tahsis hakkının devredilebileceği kabul edilmiştir.
a) Aynı kişiye ait veya aynı ortaklık yapısındaki şirkete devir
Tahsis hakkı; tahsis yapılan gerçek kişinin veya şirketin, ortaklık paylarının tamamı kendisine ait olan şirketine ya da tahsis yapılan şirket ile ortakları ve ortaklık payları aynı olan şirkete devredilebilir.
b) Tahsis hakkı sahibi gerçek kişi katılımcının ölümü
Tahsis yapılan gerçek kişinin ölümü halinde tahsis hakkı varislerine devredilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599’uncu maddesi uyarınca mirasbırakanın malvarlığı bir bütün olarak ve kanun gereğince mirasçılara geçmektedir.
Ancak 4562 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin üçüncü fıkrasında devir yasağının muhatapları arasında mirasçılar da sayıldığından; istisna, mirasın intikaliyle sınırlı olacak ve mirasçının tahsis hakkını üçüncü kişilere devrinde aynı koşullar aranmaya devam edecektir.
c) Tahsis hakkı sahibi katılımcı şirketin tasfiyesi
Tahsis yapılan şirketin tasfiyesi halinde tahsis hakkı, şirketin ortaklarına devredilebilir. Bu istisna, yukarıda (1) sayılı başlık altında açıklanan ve 4562 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan istisnanın Yönetmelikteki karşılığıdır.
ç) Katılımcı şirketin birleşmesi ya da tam veya kısmi bölünmesi
Tahsis yapılan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında devralma şeklinde veya yeni kuruluş şeklinde birleşmesi ya da tam veya kısmi bölünmesi halinde, bölünmenin veya birleşmenin ticaret siciline tescilini müteakip tahsis hakkı devralan şirkete devredilebilir.
Kısmi bölünme bakımından OSB Uygulama Yönetmeliği ek bir şart öngörmüştür. 61’inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca kısmi bölünmede, devralan şirketin ortaklık paylarının tamamının bölünen şirkete ya da bu şirketin ortaklarına ait olması zorunludur. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığının tetkikiyle sonucuna göre gerekli tedbirleri almakta Bakanlık yetkilidir.
d) Katılımcı şirketin tür değişikliği
Tahsis yapılan şirketin tür değişikliği halinde tahsis hakkı, yeni türe dönüştürülen şirkete devredilebilir. Tür değişikliğinde şirketin tüzel kişiliği sona ermeyip yalnızca hukuki şekli değiştiğinden, tahsis hakkının yeni türdeki şirkette devam etmesi gerekecektir.
3) Tahsis Hakkı Devrinin Sürelere Etkisi
OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 61’inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, tevhit ve ifraz sonucu oluşacak parsellerde ve tahsis hakkının devrinde, Yönetmeliğin 60’ıncı maddesinde belirtilen sürelerin hesaplanmasında ilk parsel tahsis tarihi esas alınır; tahsis sözleşmesi de Yönetmelik hükümlerine göre güncellenir. Buna göre tahsis hakkının devri, yapı ruhsatı alınması ve üretime geçilmesine ilişkin süreleri yeniden başlatmamakta, devralan katılımcı bu süreleri devraldığı şekliyle sürdürmektedir.
4) Şirket Ortaklık Yapısının Değiştirilmesi
OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 61’inci maddesinin beşinci fıkrasında; parsel tahsisi yapılan şirketin ortaklık paylarında, Bakanlık onayı alınmadan toplam %49’u aşan değişiklik yapılması halinde, tahsisin iptal edileceği hükmü yer almaktadır.
Bu hükümle; tahsis hakkı devrine ilişkin yasağın, katılımcı şirketin ortaklık yapısında değişiklik yapılması suretiyle ihlal edilmesinin önüne geçilmek istenmektedir.
Sonuç
Katılımcılara tahsis edilen sanayi parsellerinde tahsis hakkının devri, OSB’ye olan borcun tamamının ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınarak tesisin üretime geçmesi koşullarına bağlanmıştır.
Bu kuralın istisnaları, 4562 sayılı Kanun’da ve OSB Uygulama Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Bu durumlarda, ortada spekülatif nitelikte bir devir bulunmadığı kabulüyle, OSB’ye olan borcun tamamının ödenmesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınarak tesisin üretime geçmesi koşulları aranmamaktadır.
4562 sayılı Kanun ve OSB Uygulama Yönetmeliği hem tasfiye hem de kısmi bölünme hallerinde işlemlerin muvazaalı olup olmadığının tetkiki konusunda Bakanlığı yetkili kılmış; ortaklık payı değişikliği bakımından da ayrıca bir sınırlama öngörmüştür.

Yorumlar